Baskın Oran

İran’da mı yaşamak istersiniz Türkiyemiz’de mi

Şöyle bi düşündüm, siz de düşünün, şu anda dünyanın en mazlum devleti olarak İran’ı gördüm. Çünkü egosu tavana vurmuş Trump denilen yaratığın elinde oyuncak olan dünyanın en büyük askerî gücü bombalıyor da bombalıyor burayı.

Fakat başka devletler İran’a uygulanan bu zulme karşı gıklarını çıkartmıyorlar.

Acaba neden? Trump’tan korktukları için mi?

Hayır. Trump kendi derdine baksın; geçen hafta yazdığım gibi üç muhalif basın organının B. Saray’a erişimlerini yasaklamış ve açılan dava sonunda gazetecilerin geri dönmesine kuzu kuzu itaat etmişti. Şimdi de Tennessee’ye maç izlemeye giderken, yine uçağından attırdı muhalif gazetecileri. Resmen kaşınıyor.

***

Peki niçin? İran devleti kendi insanlarına insan muamelesi yapmayan bir devlet olduğu için. Son bir haftadan iki haber:

1) 29 yaşındaki İranlı kadın şarkıcı Parastoo Ahmadi, Kum şehri ceza mahkemesi tarafından 74 kırbaç cezasına çarptırıldı.

Eylemi: İran’ın en önemli ve duygusal direniş marşlarından biri olan “Vatan Gençlerinin Kanından”ı Aralık 2014’te Youtube kanalından canlı yayınlanan konserde başı açık olarak terennüm etmek.

Suçu: “Müstehcen ve uygunsuz içerik” yayımlayarak “kamusal ahlaka hakaret etmek”.

İranlı kadın şarkıcı Parastoo Ahmadi

2) 33 yaşındaki İranlı kadın Mahbube Şebani, Meşhed Devrim Mahkemesi 1. Şubesi tarafından idam cezasına çarptırıldı.

Eylemi: Ocak ayındaki protesto gösterileri sırasında yaralanan eylemcileri kendi motosikletiyle sağlık merkezlerine taşımak.

Suçu: “İsrail’i, ABD’yi ve muhalif gruplarla bağlantılı unsurları güçlendirmeye yönelik eylemde bulunmak.”
Dünya kamuoyunun İran’ı desteklemesine işte en başta bu dallıklar engel oluyor Bu kadar basit.

İranlı kadın Mahbube Şebani

Böyle şey olabilir mi yahu? Elhamdülillah bizde de İslamcı iktidar var, bizim de müstehcenliğe karşı açtığımız bir kutsal savaş artık başladı, ama bizim defterimizde ne kırbaç yazıyor ne de idam. En fazla tutukluyoruz. Veya duruma göre kapatıyoruz gidiyor.

Mesela, müstehcenlikle mücadelemizi ve dinsel akidelerimizi dikkate almadan sahnede espri yapmaya kalkışan birini iddianame yazmaksızın önce 88 gün içeride tutuyor ve sonra yargıç karşısına çıkarıyoruz. Malum, iddianame yazmak uzun sürüyor.

“Cumhurbaşkanına hakaret” suçundan 11 ay 20 gün, “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik” suçundan 7 ay 15 gün hapis cezasına çarptırdığımız bu kişiyi, gerçi salıverip daha kuyu tipi cezaevinin kapısından çıkarken tekrar tutukluyoruz amma, temyize “dışarıdan” başvursun diye sonunda tahliye de ediyoruz, daha ne yapalım allahaşkına?

Ayrıca, yeri gelmişken hatırlatalım, Selahattin Demirtaş Kasım 2016, Osman Kavala da Kasım 2017’den beri içerdeler, AİHM kararlarına rağmen. Ama elimizde oldukları halde ne kırbaçlıyoruz ne de idam ediyoruz bunları.

Gazeteci Fatih Ergin’i tutukluyoruz, ama sor neden diye: Yaptığı haberde “doktor” yerine “adli tıp çalışanı” yazmış, olacak iş mi yahu? Gazeteci Ali Tarakçı’yı tutukluyoruz, ama yine sebebi açık: “Çok önemli bir bakan cuma günü istifa edecek” diye yazmış ve tabii pat diye “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” maddesine giriyor.

Dikkat ederseniz, bizde “kanunsuz suç olmaz” ilkesine saygı tamdır. Yaptığımız kanunlar ne diyorsa onları uyguluyoruz, başka bişeyi değil.

***

Bizim ülkemiz dünyanın en karmaşık yeri olan Orta Doğu’da bulunduğu için “milli güvenlik” ve “kamu düzeninin korunması” ilkelerine çok ama çok dikkat etmek zorundayız. Bu yerli ve milli ilkeleri ihlal etmek ve mukaddes aile yapımızı bozacak müstehcenliğe teşebbüs etmek nedenleriyle bu yılın ilk yedi ayında 6.644 sosyal medya hesabına erişimi kapattık. Hem de sadece Türkiye’den erişimi. İsterlerse giderler, başka bir ülkeden izlerler, kimse karışmaz.

Müstehcenliğe teşebbüs etmek derken, tabiata aykırı o şeylerden bahseden, hatta açık açık propagandasını yapıp gençlerimizi yoldan saptırmaya uğraşan Kaos GL derneği yöneticilerini ve onları yüreklendiren gazetecileri tutuklamaktan bahsediyoruz, kırbaçlamaktan veya idamdan değil.

Mesela 30 Ekim Çarşamba günü T24 sitesini bu sebeple toptan kapattık. Düşünebiliyor musunuz, memleketimiz “Ailem Güvende” diye bir politika güdüyor ve bu sapıklıkları önlemeye çalışıyor, bu site 118 adet “LGBT propagandası niteliği taşıyan” içerik ve haber yayınlayabiliyor! Tabii ki İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliğimiz kapatıveriyor, gençlerimizi kurtarmak için.

İki gün önce de KısaDalga sitesinin X hesabına erişimi yasaklamıştık. Görüyorsunuz, yaptıklarımızın hepi topu bundan ibaret. Kırbaç ve idam yok.

Neyse. Şimdi başımızda başka bir mesele var. Fon olayı. Öyle ki, İran’da olsa idam etmeden önce kırbaçlarlar, ardından da idam ederler. Özetleyeceğim, ama şu anda olay sürüyor ve yönetimimiz zaten cansiperane mücadeleye başladı.

◀ Önceki Yazı