Baskın Oran

Guguk

Biliyor musunuz, benim hiç umurumda değil bir Rektör dekan seçimlerini yasakladığında veya 37 yıllık hocasının ders vermesini engellediğinde Üniversite ne hale gelirmiş.

Veya, Hrant’ın katlinin ardından bir polis müdürü hemen bunun ferdî bir olay olduğunu ilan ettiğinde Emniyet ne duruma düşermiş.

Veya, bir Vali linççilerin lehine konuştuğunda İçişleri ne yaparmış.

Veya, bir emekli Korgeneral yargıçları korkutmak için bomba attırdığını övünerek ilan ettiğinde veya bir emekli Oramiral iddia edildiğine göre darbe hazırlıkları çetelesi tuttuğunda Türk Silahlı Kuvvetleri ne hale dönüşürmüş.

Tek, ama tek bir şey umurumda: Bu olaylarda ülkemizde Yargının nasıl davrandığı. Çünkü adaletin yerine getirilmesinde savcı ve yargıçlara güvenemezsek, bu iş bitmiştir. Son 2 aylık gazetelere birlikte göz atalım:

***

Adnan Keskin’in haberi, Radikal, 29.3.07; Prof. Ahmet İnsel’in yazısı, Radikal-2, 10.4.07: Ankara Kazan Yargıcı Kemal Şahin hakkında, “resmî sıfatın gerektirdiği saygınlık ve güven duygusunu sarsacak davranışlarda bulunduğu” gerekçesiyle Adalet Bakanı Çiçek’in izniyle soruşturma açıldı. Yargıç Şahin, 6.8.2006 tarihli Radikal-2’de bir makale yayınlamıştı. Doğu’da görev yapan yargıçları “hizaya getirmek” için evlerinin civarına birkaç bomba da kendisinin attırdığını Şemdinli bombalamasından sonra açıklayan E. Korg. A. Tokat’ın sözlerinin basına yansımasından sonra yazılan bu makalede K. Şahin, bölgede devlet görevlisi sıfatının ardına saklanıp suç işleyenlere karşı işlem başlatan yargıç ve savcıların PKK veya Hizbullah sempatizanlığıyla suçlandığını bildirmiş ve bu duruma yüksek yargının sessiz kalmasını eleştirmişti.

(Not: E. Korg. A. Tokat’ın bombaları hakkında bugüne kadar bir soruşturma açılmamıştır).

***

Osman Kara’nın haberi, Milliyet, 10.4.07: E. Deniz KK Oramiral Özden Örnek’e atfedilen ve darbe iddialarına yer veren günlüğü haber yaptığı için Nokta dergisi Gn. Koordinatörü Alper Görmüş hakkında, “Halkı askerlikten soğutma”yı düzenleyen TCK Md. 318’den soruşturma başlatıldı.

(Not: Anılarını bilgisayara kaydettiğini ama görevden ayrılırken sildirttiğini belirten E. Oramiral Ö. Örnek hakkında Ankara Başsavcılığı “bir soruşturma” açmıştır, fakat bunu Başbakan Erdoğan’ın sert uyarısından sonra yapmıştır).

***

Adnan Keskin’in haberi, Radikal, 22.2.07: Yargıtay Ceza Gn. Kurulunu siyasallaşmayla suçlayan ve Başkan Osman Şirin’i eleştiren CHP Milletvekili Yüksel Çorbacıoğlu, Şirin’e 5100 YTL tazminat ödemeye mahkum oldu.

Oya Armutçu’nun haberi, Hürriyet, 12.2.07: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, Ali K. adlı bir sanığın “Mini etek iğrendiriyor” sözünü, 3 aydan 2 yıla kadar hapis ve adli para cezası gerektiren “sövme suçu” saydı ve beraat kararını bozdu.

8.4.07 tarihli Radikal’de haber: CHP Milletvekili H. Koç’un “Başbakan yine kıvırtıyor” demecini haber yapan Cumhuriyet Gn. Yay. Yön. İbrahim Yıldız, “sövme suçu sabit olduğu” gerekçesiyle 23 ay 10 gün hapse mahkum edildi.

(Not-1: “Azınlık Raporu” adlı resmî belgeyi yazan ve oylatan iki profesör hakkında “Şu toprağa küfrederek basan var. Hain desen, işbirlikçi desen var. Köpek gibi, bir kemikle susan var” diyen köşeyazarı Selcan Taşçı’ya açılan tazminat davası, “Kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla sert sayılacak nitelikte yazıda kamu yararı bulunmaktadır” gerekçesiyle reddedilmiş, bu kararı Yargıtay da onaylamıştır)

(Not-2: ANAP Milletvekili Süleyman Sarıbaş’ın söz konusu iki profesör hakkında TBMM kürsüsünden sarf ettiği “Babalarının kim olduğunu analarına sorsunlar” cümlesine hükmedilen tazminat kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından “ifade özgürlüğüne girmektedir” gerekçesiyle bozulmuştur).

***

Türker Karapınar’ın haberi, Milliyet, 17.2.07: Hacettepe Üniversitesi öğrencisi Birtan Altınbaş’ı 1991’de işkenceyle öldürdükleri iddiasıyla yargılanan sanıklardan Polis İbrahim Dedeoğlu’nun avukatı Recep Onaran’ın, 8 Ocak 1996’da İstanbul’da polisler tarafından dövülerek öldürülen gazeteci Metin Göktepe davası yargıcı olduğu ortaya çıktı. Altınbaş davasında, Göktepe davasının çok tartışılan bir kararının uygulanmasını isteyen Onaran, “Müvekkilime ceza verilecekse ‘görevi kötüye kullanma’ suçundan verilmeli. Göktepe davasında da sanıklardan birine bu ceza verilmişti. Karara imza atan hâkimlerden biri de benim. Kararımla gurur duyuyorum” dedi.

***

Gökçer Tahincioğlu’nun haberi, Milliyet, 13.3.07: Manisa’da trafik polisi tarafından hız limitini aştığı için hakkında işlem yapılan savcı hakkında Yargıtay 7. Ceza Dairesi karar verdi: Bu konuda yasada boşluk olduğundan, yargıç ve savcılar ile Yargıtay ve Danıştay üyeleri için “aşırı hız, kumar, sarhoşluk, kapalı yerde sigara içme, çevreyi kirletme” gibi idari para cezası gerektiren kabahatlerde işlem yapılamayacak.

Önceki Yazı
Sonraki Yazı