Baskın Oran

Türkiyeli Kürtleri zorla Kürt milliyetçisi yapma rehberi

Osmanlı’da “Türk” dedin mi, devlette alarm zilleri çalardı: “Aman, İmparatorluk parçalanır!” Doğruydu da, çünkü imparatorluklar çokkültürlü/çokdinli/çoketnili’dir ve böyle bir yapıda hiçbir etnik unsur ön plana çıkarılamaz. Zaten dünya savaşı çıkmasaydı da İmparatorluk iki sebepten parçalanacaktı: 1) Önce, Saray’ın reform yapmama inadından yani çokkültürlü vs. yapıyı yönetime yansıtmama inadından; 2) Sonra da İttihat-Terakki’nin Türkçü politikaları yüzünden.

Şimdi de “Kürt” dedin mi, “Aman, ulus-devlet parçalanır!” diye alarm zilleri çalıyor. Çünkü Türk’ün (daha doğrusu Hanefi-Sünni-Müslüman-Türk/HASÜMÜT’ün) tekelci egemenliğine dokunulsun istenmiyor.

Oysa Türkiye Cumhuriyeti parçalansa parçalansa, Türkiyeli Kürtlerin yine iki sebepten en nihayetinde çıldırtılması yüzünden parçalanabilecek: 1) Yürütme’nin akıldışı baskıları; 2) 1930’lar Kemalizmi’nin etkisinden daha kurtulmadan şimdi de AKP-MHP yürütmesinin etkisine girmiş Yargı’nın hukukdışı kararları.

Aşağıda, 2022’den bikaç zorla çıldırtma örneği vereyim. Artık ayyuka çıkmış olan kayyım atamalarını atlayarak. Yürütme’den başlayalım.

***

Diyarbakır’da tepkilere rağmen “Bahçeli Ormanı” çalışmaları başladı. Ben şahsen şimdi de Suriçi’nde “Alparslan Türkeş Bahçesi” çalışmaları bekliyorum.

Bismil’deki Newroz kutlamasında 5 yaşındaki iki çocuğun yöresel kıyafet giydikleri için soğuğa rağmen elbiseleri çıkartılarak karakola götürüldüğü ve parmak izlerinin alındığı ortaya çıktı.

Cizre Kaymakamlığı, Cizre’de 1450-1451’de yaşanan ve 17. yüzyıl sonunda Ehmedê Xanî’nin manzum olarak yazıya geçirdiği destansı aşk öyküsü Mem û Zin’in tiyatro oyunu olarak gösterilmesini yasakladı.

29 yıl 8 aydır Diyarbakır Cezaevi’nde bulunan ve boğaz tedavisinden yarar göremeyen Seyithan Ay’a hangi gerekçeyle cezaevinde kaldığını hastanede soran Doktor M.H.E., “Siyasi tutukluyum” cevabı üzerine “Senin ameliyata ihtiyacın yok. İlaca da ihtiyacın yok. Sen bu şekilde yaşayabilirsin” dedi. Ameliyat edileceği bildirilmiş olan S. Ay’ın ameliyatı da kendisiyle görüşülmeden Doktor N.G. tarafından iptal edildi. Ailesi iki doktor hakkında suç duyurusunda bulundu.

İstiklal Caddesi’nde gitar çalıp Kürtçe şarkı söyleyen gençler polis tarafından engellendi. Sosyal medyada hemen paylaşılan görüntüler üzerine Emniyet Gn. Md. gençlerin geçişi engellediği belirterek şu açıklamayı yaptı: “Oluşan kalabalık yüzünden yoğun şikayetler yapıldığı anlaşılmıştır. Uygulama nedeniyle Kürtçenin yasak olduğuna ilişkin bir algı oluşturulması ve konunun bu şekilde yansıtılmasını esefle karşılıyoruz“. Olay üzerine, AKP Adıyaman Milletvekili Muhammed Fatih Toprak aynı yerde başka bir grupla Kürtçe şarkı söyledi. Hilal Kaplan da Sabah’ta “AK Partili vekil İstiklal Caddesi’nde gençlerle Kürtçe şarkı söylemiş. HDP’nin yalanlarına en güzel cevap” diye yazdı.

Muhalefet cephesine gelince: CHP’li Başkanı Tanju Özcan’ın, Suriyeliler gitsin diye mülteci su faturalarına 10 kat zam yapması ve nikah ücretlerini 100.000 TL olarak tespit etmesiyle gündeme gelen Bolu Belediyesi, Selahattin Demirtaş’ın fotoğrafını sosyal medyada paylaştığı gerekçesiyle temizlik işçisi M.Y.’yi istifaya zorladı.

Yargı’ya gelelim. İstiklal Caddesi hadisesinden sürdürerek:

***

2019’da Diyarbakır Hani’de katıldığı düğünde Kürtçe müzik çalınması nedeniyle HDP Diyarbakır Milletvekili Remziye Tosun hakkında fezleke düzenlenerek TBMM’ye gönderildi. “Kanunda olmayan suç olmaz” kuralının varlığı nedeniyle bu türden olaylarda savcılıkların başvurdukları “şarkıyla terör örgütü propagandası” gerekçesi burada da kullanıldı. Bundan sonraki aşama, bu fezleke sonucu R. Tosun’un dokunulmazlığının kaldırılarak milletvekilliğinin düşürülmesi ve tutuklanması olacak.

“Şarkıyla terör örgütü propagandası”, HDP Milletvekili Semra Güzel olayında “fotoğrafla terör örgütü propagandası”na dönüştü.  2014’te yani Kürt Barışı döneminde PKK’li sözlüsüyle çektirdiği fotoğraf basına yansıyınca, Mart 2022’de S. Güzel’in dokunulmazlığı kaldırıldı, milletvekilliği düşürüldü ve hakkında tutuklama kararı çıkartıldı. Fotoğraf şimdi de HDP’nin kapatılması dosyasına ek delil olarak konuldu. [*]

Kürdistan ve soykırım sözcüklerinin suç olmadığına dair yargı kararı bulunduğu halde, HDP Batman Milletvekili Feleknas Uca hakkında bir konuşmada “Kürdistan” dediği gerekçesiyle fezleke hazırlanarak TBMM’ye gönderildi.

Van İpekyolu’ndaki Musa Anter Barış Parkı’nda telefonundan “Erdalê Pirsûsî” adlı bir Kürtçe şarkı dinleyen Sami Tay adlı kişi gözaltına alındı, telefonuna el konuldu, hazırlanan fezleke doğrultusunda “Tüm dosya kapsamından, şüphelinin örgütün ve amacının benimsenmesini sağlamaya yönelik olarak ve örgütün destekçisi olduğunu belli edecek şekilde yaptığı müzik yayınının örgütün uyguladığı cebir, şiddet içeren yöntemlerini över nitelikte olduğu anlaşılmıştır” diyerek 5 yıla kadar hapis cezası isteyen iddianame Van 5. ACM tarafından kabul edildi.

30 yıldır cezaevinde olan Fadıl Aydemir’in infazı “Kürt sorunu vardır” demek nedeniyle “iyi halli olmadığı” gerekçesiyle yakıldı ve Şubat ayında beklenen tahliyesi önlendi.

Din Alimleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (DİAYDER) hocaları Kürtçe hutbe ve vaaz vermekten ve internet sitesinde Kürt sorununa ilişkin anket düzenlemekten, Akın Gürlek başkanlığındaki ağır ceza mahkemesi (ACM) tarafından tutuklandı. C. Kaftancıoğlu, S. Demirtaş, S. S. Önder, E. Berberoğlu, H. Dink, S. Kozağaçlı, Barış Akademisyenleri gibi başlıca siyasi davalarda ACM’ler arasında başkan olarak dolaştırılan A. Gürlek, E. Berberoğlu davasında AYM kararını tanımayı reddetmesiyle hatırlanmanın yanı sıra, Özgür Özel tarafından “Seyyar Giyotin”, K. Kılıçdaroğlu tarafından da “Yeni Zekeriya Öz” olarak anılmasıyla da biliniyor. Can Dündar’ın mal varlığına el koyan ve HSK tarafından birinci sınıf hâkim ilan edilerek Yargıtay ve AYM yolu açılan da yine aynı yargıç idi.  DİAYDER iddianamesi şimdi İBB’de başlatılan terör teftişinin de dayanağı.

İzmir HDP il binasında çay ocağı çalışanı Deniz Poyraz’ı 7 kurşunla öldüren ve sonra serbest bırakılmasını talep eden kişi olayının ardından, HDP Ankara Bahçelievler binasına saldırarak 1 kişiyi yaralayan saldırgan serbest bırakıldı.

Sosyal medya hesabından Zapatistalı kadın figürü ve kucağında bebek Ezidî bir kadının silahlı fotoğrafını paylaşan Zilan Ö. hakkında Mardin Başsavcılığı 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası istedi.

79 yaşındaki Barış Annesi Meryem Soylu’nun verdiği bir demeç, derneğe aidat ödemesi ve nöbet listesinde adının yer alması nedeniyle suç delili sayıldı ve kendisi 6 yıl 3 ay hapse çarptırıldı.

Daha epey var ama sanırım yukarıdakiler yeter. Mesela, son 10 yılda bölgedeki kolluk kuvvetleri 63 zırhlı araç çarpması olayında 16’sı çocuk, 6’sı kadın olmak üzere toplamda 36 kişiyi öldürdü. Bu failler ya iyi halden yararlanıp çok az ceza aldılar veya açıkça beraat ettiler; son olarak 5 yaşındaki Efe’yi ezen polisin beraatı gibi.

[* Yazı yayınlandıktan sonra eklenen site editörünün notu: Semra Güzel fotoğrafı konusuna ilişkin önemli HDP açıklaması için bkz.]
Önceki Yazı
Sonraki Yazı